DAYANIŞMA BİZİ YAŞATIR!

Kapitalist modernite sisteminin doğa, çevre ve toplum yaşamında yarattığı tahribatlar ile bağlantılı olarak günümüzde Corona virüs pandemisi insan sağlığı ve yaşamı için büyük tehlike olmaktadır. Daha önceleri de kolera, AİDS, kuş gribi, domuz gribi, SARS I / II gibi epidemiler ortaya çıktı. En son Covid-19 olarak ortaya çıkan virüs kapitalist modernite sisteminin azami kâr elde etmek için doğaya ve topluma yönelttiği saldırının ortaya çıkardığı bir sonuçtur.

Mevcut Corona virüsünü birçok devlet fırsat olarak görüp toplumda en savunmasız yani üretim dışında kalan yaşlı ve cezaevlerindeki tutsaklar başta olmak üzere gözden çıkardığı insanlara karşı kullanmaktadır. Özellikle de muhalif ve siyasi tutsaklar, virüsün cezaevlerinde yayılmasını önlemek amacıyla çıkarılan ceza erteleme ve af düzenlemelerinin dışında tutularak, adeta ölüme terk edilmekteler. Yine başta kadın ve çocuklar olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde yüzbinleri aşan politik tutsaklar hapishanelerde kötü yaşam ve yetersiz sağlık koşullarında tutulup, salgın karşısında tamamen savunmasız ve korumasız durumdalar. Kimi ülkede Corona virüsü gerekçesiyle yapılan düzenlemeler sonucu antidemokratik rejimler tarafından düşman olarak görülen muhalif-siyasi tutsakların adeta virüse yakalanması beklenmesi elbette ki bilinçli bir politikadır.

Hapishaneler kamuoyundan soyutlanmış mekanlardır. Özellikle muhalif-siyasi tutsakların sesinin kısılması, yüksek duvarlar ve tel örgüler ile tutsakların toplumdan tecrit edilmesi amaçlanıyor. O nedenle onlara ses olmak, “içeridekilerin” sesini “dışarıya” ulaştırmak her zaman oldukça önemliyken, onların sağlığı ve yaşamı Corona virüsü salgını nedeniyle ciddi risk altında olduğu bu günlerde daha da elzem ve acildir. Biz ‘dışarıdakiler’ bu süreçte ‘içerdeki’ direnişçi kız kardeşlerimizi, muhalif, devrimci ve siyasi tutsakları savunmalı, onların hayatını korumalıyız! Ki savunmasız insan hayatını korumak ve kurtarmak bizler açısından bir ahlak ve vicdan meselesidir. Ki onlar, kriz ve kaostan kalıcı çıkış için şart olan özgür yaşamın inşa gücünün önemli bir boyutunu oluşturuyorlar. Mevcut olan adaletsizlik bize yeniden neden cezalandırma sisteminin kaldırırmasının gerektiğini gösteriyor.

Mücadelemizin amacı da cezalandırma sistemsiz ve cezaevsiz yaşamaktır.

Sizlerin de böyle düşündüğüne inandığımız için bu çağrımızı sizlerle paylaşıp, yaşam ve sağlıkları ciddi risk altında olan muhalif-siyasi tutsakların serbest bırakılması için kampanyamıza katılmanızı bekliyoruz.

„Dayanışma bizi yaşatır” kampanyamızın hedefleri:

  • Tutsaklar, özellikle kadın tutsaklar, aileleri ve destekçilerin arasında anlamlı temaslar kurmak, tutsakların durumunu ve düşüncelerini toplumda görünür, tutsakların sesini dışarıya ulaştırmak.
  • Tüm ülkelerde tutsakları desteklemek ve hükümetlerin cezaevi politikalarına karşı dilekçe kampanyaları başlatmak.
  • Birleşmiş Milletler, İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), Ulusalarasi Af Örgütü ve benzeri kuruluşlardan, tüm siyasi tutsakların derhal serbest bırakılması için söz konusu ülkeler üzerinden siyasi ve diplomatik baskı ve kamoyu oluşturulmalarını talep ediyoruz.

Bu kampanyayı karşılıklı ve adım adım, uzun vadede başarıya götürmek istiyoruz.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s